Son günlerde İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik yönelik sert sözlerine birçok kesimden tepkiler yükselmeye devam ediyor. Türkiye, mazlumların yanında durmak ve onların haklarını savunmak hususunda kararlı bir tutum sergilemekten geri adım atmıyor. Bu bağlamda İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Ankara’da gerçekleşen Sivil Toplum İstişare Kurulu toplantısında yaptığı konuşmada, insanların vicdanını harekete geçiren, adalet ve merhamet kavramlarının medeniyetimizin temel taşları olduğunu vurguladı. Çiftçi, mazlumlara uzanan elin, medeniyetlerin gerçek gücünü ve insani değerleri temsil ettiğini ifade etti.
Bakan Çiftçi, konuşmasında medeniyetimizin temelini oluşturan vakıf geleneğine de dikkat çekti. Selçuklu’dan Osmanlı’ya ve bugüne ulaşan bu güçlü geleneğin, insan odaklı bir yaşam anlayışını ve ahlaki duruşu temsil ettiğini belirtti. Ona göre medeniyet, sadece mimarisi ve teknolojik ilerlemeleriyle değil, aynı zamanda vicdan ve ahlakla da ölçülür. Günümüzde teknolojinin hızlı gelişimine rağmen, insani değerlerin ön plana çıkmamasının modern dünya sorunlarını derinleştirdiğini söyleyen Çiftçi, modern toplumların temel probleminin bilgi değil, mana, irfan ve hikmet eksikliği olduğunun altını çizdi. Bu çerçevede sivil toplumun, insani değerlerin yeniden inşasında önemli bir rol oynadığını kaydetti.
Vakıfların ve derneklerin sadece yardım faaliyetleri yürütmekle kalmayıp, aynı zamanda vatan ve millet sevgisini, aidiyet duygusunu ve toplumsal sorumluluğu da pekiştiren güçlü kurumlar olduğunu belirten Bakan Çiftçi, sözlerine şöyle devam etti: “Bir köy okuluna kitap gönderen, yetimlerin elinden tutan veya bir hafıza eseri ihya eden herkes, büyük milletimizin bağı ve vatan sevgisinin bir parçasıdır. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde, Türkiye Yüzyılı vizyonu çerçevesinde genç nesillere ve tüm topluma büyük bir sorumluluk düşüyor. Son çeyrek asırda yaşanan dönüşümler, vesayet odaklarının etkisinin azalması ve devlet-millet arasındaki bağların güçlenmesiyle Türkiye, daha da dirençli hale geldi. Bu süreçte sivil toplum kuruluşlarının fedakarlıkları ve yaptığı çalışmalar, milletimizin gönül köprülerinin sağlamlaştırılmasında önemli rol oynadı. Bu büyük güç, insanlık vicdanını ayakta tutan adımlar atmaya devam edecektir.”
Türkiye’nin bölgesel ve küresel barış için sergilediği duruşun, sadece siyasi değil aynı zamanda insani değerlerle de şekillendiğini belirten Çiftçi, özellikle Filistin ve Gazze’deki insani dram karşısında gösterilen duyarlılığı ve yardım seferberliğini övgüyle söz etti. Türkiye, mazlum coğrafyalardaki mağdur ve mazlumların sesi olmaya devam edecektir. Özellikle İsrail’in yaptığı insanlık dışı saldırılara karşı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın güçlü duruşu ve sesinin, hem bölge hem de dünya genelinde takdir topladığının altını çizdi. Çiftçi, ‘‘Türkiye susmadı ve susmayacak; çünkü mazlumlar yalnız değildir. Bu millet, insani ve ahlaki değerlerine sahip çıkarak, adaletsizliğe karşı durmaktan hiçbir zaman vazgeçmeyecektir,’’ dedi.
